İba Haber
Önceliğimiz doğruluk

DERNE, DEVRİMİN SÖNMEYEN MEŞALESİ

İba: Kıyama kalkan diğer Arap şehirleri gibi, bir sahil kenti olan Derne şehri de, otuz yıldan daha fazla bir süredir Libyalıların göğsüne oturan albay Muammer Kaddafi rejimine karşı kıyama kalkarak devrimlerin kervanına katıldı. Zulüm ve istibdattan uzaklaşıp yeni bir döneme giriş yapmak için özgürleştirilen ilk şehirlerdendi.

“Derne Mücahidler Şurası Meclisi”nin çıkışı:

Libyalıların en azılı diktatör rejimlerinden birisini düşüren 17 Şubat devrimlerinden 3 yıl sonra, Libya’da Devle örgütüne beyatlar edilmeye başlandı. 2014 senesinde örgüt Derne şehrinde varlığını ilan etti ve şehrin hassas noktalarını ele geçirip genişleme çalışmalarına başladı. Devrimciler şehirlerinin maruz kaldığı tehlikeyi fark ettikten sonra buna karşı koymaya karar verdiler. Hızlı bir şekilde Derne halkı “Derne Mücahidler Şurası Meclisi”ni desteklediklerini gösteren devasa gösteriler düzenlediler. Bağdadi örgütüne karşı Şura Meclisi’nin yanında durdular. Meclis’in güçlü darbeleri neticesinde mücahidler Bağdadi çetesini şehirden çıkardılar ve uzak bölgelere sürdüler.

Derne kuşatma altında inliyor:

Derne halkının Bağdadi örgütünden kurtulmasından hemen sonra Milli Ordu komutanı emekli general “Halife Hafter”, bölge halkını diz çöktürmek ve karşı devrime katılmayı reddetmelerini cezalandırmak için iki seneden daha fazla süren bir kuşatma başlattı. Öyle ki, tüm giriş çıkışları kapattı, gıda maddelerinin ve yemek tüplerinin girmesini yasakladı. “Human Rights Watch” Derne hastanesi müdüründen şu sözleri aktardı: “Bu kuşatma şehre tıbbi desteğin ve ilaçların girmesini çok zor bir hale getirdi.” Hafter ise kuşatma gerçeğini şu sözleriyle dile getirdi: “Kuşatma dediğimizde, bu, herkesin anlayacağı bir kuşatmadır. Bana orada okula gitmek isteyen çocukların ya da tedavi olmak isteyen hastaların bulunduğunu söylemeyin. Bu sözler bizi etkilemez!”

Derne şehri benzeri ender görülen bir direnişten sonra evlatlarına veda ediyor:

8 aydan daha fazla süren bir direnişten sonra, bulunduğumuz şubat ayı içerisinde direnişçilerin ellerinde bulunan zahira ve gıdanın tükenmesi, yaralılarının ilaçsız ve ağrı kesicisiz kalmaları, direnişçilerin yoğun saldırılar nedeniyle uyuyamayacak hale gelmeleri, su yollarının kesilmesinden sonra yaklaşık bir hafta içerisinde boğazlarının kuruma derecesine gelmesi ve hatta silahlarını taşıyamayacak ya da bir söz söylemek için dudaklarını kımıldatamayacak bir duruma gelmeleri üzerine, zulüm ve azgınlık güçlerine karşı çağdaş cihad sayfalarından parlak bir sayfa daha kapandı. Hafter’in “Şeref Operasyonu” adıyla zafer ilan etmesinden sonra iki sene daha devam eden ve şehrin yerle bir edilmesine neden olan kuşatma son buldu.

Hafter savaşçılarının Derne’de işlediği suçlar:

Hafter güçlerinin hakim olduğu bölgeler, evlerin yakılması, halkın sokaklarda katledilmesi, sivillerin ve cami imamlarının keyfi olarak tutuklanmaları gibi vahşi uygulamalara tanık oldu. Bu durum Birleşmiş Milletler’e, intikam eylemlerinin düzenlenmesine karşı uyarıda bulunma ihtiyacı hissettirdi. Sosyal medya araçlarında Hafter güçleri unsurlarının Derne direnişçilerinden birisinin ölü bedenine musle yaptıkları ve Hafter’in tanınan komutanlarından “Mahmud el-Verfeli”nin meydan infazları ve “Derne Mücahidler Şura Meclisi” direnişçilerine işkence yaptığı görüntüler paylaşıldı. Bu durum Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin bu şahıs hakkında uluslararası tutuklama kararı çıkarmasına neden oldu. Libya Kızılay’ı ise konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Kuşatma boyunca Derne’nin muhtelif mahallelerinden yardım istekleri hiç durmadı.”

B.A.E-Mısır silahları Derne halkını katlediyor:

Arap ve küresel medya araçları B.A.E’den ve Mısır’dan subayların ve uzmanların el-Hurube hava üssünde operasyon odasını yönettiklerini, Derne şehrini ve “Mücahidler Şura Meclisi” savaşçılarını hedef alan hava bombardımanlarını koordine ettiklerini tekit etti. B.A.E bölgeye casus uçakları ve pikap araçlar sevk etti ve birçok bölgenin Hafter güçleri eline geçmesinin başlıca nedeni olan hava bombardımanlarına katıldı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Uzmanlar Komitesi Libya ile ilgili raporunda şu ifadelere yer verdi: “B.A.E’nin Hafter güçlerini desteklemesi, hava gücü üstünlüğünün artırılmasına neden olmuş, bu da Libya’nın farklı bölgelerinde dağınık halde bulunan sekiz hava üssünün ele geçirilmesine olanak sağlamıştır.”

Hafter zulümlerini dini kılıfla örtüyor:

Rebi el-Medhali Medine-i Münevvere’den yayınladığı birçok mesajında taraftarlarını, “teröristler” olmaları gerekçesiyle Libya’daki direnişçilere karşı savaşa çağırdı. Bu açıklamalar üzerine Medhali taraftarları şeyhlerine uyarak Hafter güçleri yanında “Tevhid Taburu” adıyla onun emri altında savaşlara katıldılar. Tabur, Hafter güçleri için dini kılıflar uydurup şer’i gerekçeler buldu. Hafer’in itaat edilmesi gereken meşru idareci olduğunu, onunla birlikte savaşılmasının ise Kitap ve Sünnete uygun olduğunu ilan ettiler.

Hafter, genel olarak Libya halkı, özelde ise Derne şehri halkına yönelik işlediği tüm cürümlere rağmen hala dünya üzerindeki özgürlükleri ve insan haklarını desteklediğini dillendiren Uluslararası Toplum’dan ve Birleşmiş Milletler’den destek almakta.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.