İba Haber
Önceliğimiz doğruluk

TAHRİRUŞ-ŞAM: “İDLİB’DE, DEVRİMİN RAHMİNDEN VE BOMBARDIMANLARIN ENKAZINDAN ÇIKAN BİR YÖNETİM BULUNMAKTADIR; BU YÖNETİM MEŞRUİYETİNİ BURADAN ALMAKTADIR”

Dün akşam Hey’et Tahriru’ş-Şam askeri komutanı ile özgür kuzeyde faaliyet gösteren medyacı ve aktivistler arasında gerçekleşen görüşmede öneri ve karar niteliğinde bir çok önemli konulara değinildi.

Görüşmede, son savaş sırasında herkesin tüm alanlarda gösterdiği direnişin teşekkür ve takdiri hak ettiğini ve bunun “direniş, meydan okuma ve onur devriminin ilkelerine sıkı sıkıya bağlılık” olarak adlandırılması gerektiğine değinildi.

4 milyondan fazla insanın yaşadığı İdlib bölgesinin yönetiminin devrimin rahminden ve bombardımanların enkazından çıkmasının, özellikle de düşmanın güvenlik ve ekonomik düzeninin çökmeye başladığı, birçok altyapısının kullanılamaz hale gelmesinin ve milislerin sağa sola dağıldığı bir dönemde, ona bölge halkı ve tüm dünya karşısında meşruiyet sağladığı tekit edildi.

Ayrıca düşman bölgelerinde bulunan halkın, korona virüsünün yaygınlaşması ve zorunlu askerlik ve adam kaçırmalar nedeniyle özgür bölgelere ya da Suriye dışına kaçtıklarına değinildi.

Yine görüşmede kazanımların savunulmasının güce ihtiyacı olduğuna ve tarihin bunu gösterdiği, gasp edilen bölgelerin ancak her alanda yürütülen hazırlıklarla geri alınabileceği ve medyacının ve askerin devrimin birbirinden ayrılmayan parçaları olduğu ifade edildi: “Grupların askeri olarak düşmana karşı savunmada bulunduğu gibi, medyacılar da birinci savaştan daha az ehemmiyette olmayan diğer bir savaşı yürütmektedirler.”

Yine aynı bağlamda devrimin sermayesinin gençler ve halk olduğu, başka taraflarla çıkar çakışmasının ise ek bir kar olarak görüldüğüne değinildi.

Askeri kanat komutanı, halkın sıkıntılarını aktarmada ve cephelerdeki kahramanların cesaretlerini belgelemedeki etkinliklerinden ve düşmanın özgür bölgelere yönelik yürüttüğü psikolojik savaş karşısında yürütülen ferdi ve ekip çabalarına teşekkür ettiğini belirtti.

Yine Tahriru’ş-Şam komutanı işgalci Rusya’nın Suriye’yi işgali sırasında devrimi başarısızlığa uğratmak için bir takım yollara baş vurduğunu ve bunların hepsinin başarısızlıkla sonuçlandığını açıklarken şu ifadelere yer verdi: “Devrim sahnesinin düzenli protesto gösterilerine tanık olması, devrim ilkelerinin ve çetenin devrilmesi talebinin devam ettiğini ve kurulan entrikaların halkın bilincini etkilemediğini tekit etmektedir.”

Son olarak, krizler arttığında düşmanın yeni saldırılara geçtiğine ve kurumlardan öte askeri bir çete olarak özel destek almaları nedeniyle ekonomik yaptırımların devrimde dengeleri değiştirecek bir unsur olmadığına dikkat çekildi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.