İba Haber
Önceliğimiz doğruluk

TAHRİRUŞ-ŞAM RESMİ BİR BEYANLA SULH ÇAĞRILARINI KABUL ETTİĞİNİ DUYURDU

Hey’et Tahriru’ş-Şam son gelişmeler bağlamında sulh çağrıları ile ilgili resmi bir açıklama yayınladı. Açıklamanın tam metnini ilginize sunuyoruz:

(SULH ÇAĞRISIYLA İLGİLİ) HER HAYIR ÇAĞRISI KABULDÜR

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. Salatların en üstün olanı ve selamların en kamil olanı nebimiz Muhammed’e, ailesine ve tüm ashabı üzerine olsun.

On yıllık cihad sürecinde Suriye sahası birçok acılar çekti, onu düşürme projelerine ve yok etme tuzaklarına karşı dimdik direnerek mücadele gösterdi. Bu mubarek devrim, fedakarlıkları ve şehidleri iledir. Mücahidlerinin ve direnişçilerinin mücadeleleri ile hala dimdik ayaktadır. Tüm gelişim merhalelerinde ve ilerleyişinde özgür bölgelerimiz yola devam etme çabalarının ve hizmet ve sivil çalışmaları ve yine emniyet ve askeri çabaları kötü göstermeye çalışanların engelleriyle karşılaşmıştır. Bu engeller, emniyetin bozulması, korkunun yayılması, hırsızlık ve adam kaçırmanın meslek haline gelmesi gibi suretlerde belirginleşmiştir. Diğer yandan savaş iradesinin kırılması, kuruntu ve aldatma toplantıları ile siyasi seçeneklerin dayatılmasıdır. Bunların sonuncusu ise tefrika, bölünme ve safların ayrılması sadedinde sloganlar ve büyük sözler üzerinden sahadaki gediği daha da açmaya çalışan hamasetli tarafların çıkışları olmuştur. Bunların hepsi de Sunni projenin yeniden bir biriyle savaşan bir hale dönmesine ve ilk başladığı gibi zayıf bir duruma düşmesine hizmet etmektedir.

Bugün üzüntü verici olaylarla ilgili olarak; mahkeme süreci çerçevesinde Hey’et’e bağlı bazı unsurların tutuklanmasıyla ilgili Hurrassud-Din ve Ensarud-Din gruplarının gereksiz bir gerginlik oluşturmaları karşısında şaşırdık. Onların ayrılma seçeneğine sahip olmaları, bunun hemen kabul olunduğu ya da görevlerinden ve gerekliliklerinden muaf oluşlarının tamamlandığı anlamına gelmemektedir. İhanet nispet etme, gizli ithamlarda bulunma dilinin eksik olmadığı çürük sloganlar altında yeni küçük gruplar teşkil etmeleri ise işin diğer yönüdür. Başlangıçta kontrol noktaları kuran, yolları kesen, insanları ve yoldan geçenleri korkutan bu kimselere, yollardan eziyetlerini kaldırmaları hususunda güzel bir uyarı gönderildi. Lakin bu uyarıya icabet etmediler.

Durumu açıklayan hususlardan birisi de, “El-Fethu’l-Mubin” Operasyon Odasının temsil ettiği özgür bölgede bulunan tüm gruplar yaklaşık bir sene boyunca devam eden uzun bir savaşa girerken, isimleri zikrolunan bu iki grubun hiçbir ciddi katılımı ya da bahsedilecek bir kaybı olmamasıdır. Hatta bunun siyasi bir savaş olduğu, boş yere kan kaybetme olduğu ithamları sürekli dillendiriliyor ve bu türden itham söylemleri ile gençlerini soğutuyorlardı. Yine bu iki grup müslümanların emniyetlerinin korunmasında ve himayelerinde hayırlı bir yardımcı olma yerine, bunların adam kaçırma ve hırsızlık eylemlerine karıştıklarını gösteren iddialar, karineler ve deliller ard arda gelmektedir. Ne bir savaşa katıldılar ne de emniyet sağladılar. Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi kimse yoktur.

Herkes gibi biz de, ehlimiz tarafından bizim başlamadığımız bir savaşın durdurulması için saygıdeğer çağrılara tanık olduk. Herkes, akıbetlerine ve sonun ne olacağına aldırmadan askeri gerginliği başlatan ve kontrol noktaları kuran tarafın kim olduğunu gördü ve bildi. Biz, bizi hayra çağıran, bize kanların hürmetini hatırlatan ve Allah ve resulüne itaate yardım eden her çağrıyı kabul ediyoruz. Faziletli şeyhlere şunu açıklamak isteriz: Savaşın durması, yolları kesen ve kontrol noktaları koyanların elindedir. Sadece bunların kaldırılması, bu fiili işlemeye cüret edenlerin, özgür bölgenin güvenliği ve istikrarı ile oynayanların muhasebe edilmesi ve böyle bir hadisenin tekrarlanmasından men edilmesi ile son bulacaktır.

Son olarak, mücahid evlatlarımızı devrimin ve cihadın kazanımlarını zulüm ve israf bulaştırmadan emin bir şekilde ve güçlüce savunmaya çağırıyoruz. Hey’et Tahriru’ş-Şam Sunni bir projedir ve sizler onu omuzlayanlarsınız. İslam ve kardeşlik bağının ötesinde harici bir bağlantı ve örgütlenmelerden uzak bir şekilde gücü nispetince müslümanların siyasi, askeri, güvenlik ve hizmet işleriyle ilgilenmekte ve bunda sadece Allah’a tevekkül etmekteyiz. O bize yeter.

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’adır.

4 Zilkade 1441 h. / 25 Haziran 2020

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.